Yatırımcı Vizesi Programları Özgürce Yaşamak için Bir Araç

Yatırımcı Vizesi Programları Özgürce Yaşamak için Bir Araç

Yatırım Göçü Devletler için Bir Kontrol Mekanizması

Yatırım yoluyla oturma izni veya vatandaşlık veren programlar ile ilgili güncel veriler, endüstrinin içindekilerin her zaman öne sürdüğü bir gözlemi doğruluyor: Golden Visa programları bireysel özgürlüklerin kısıtlı olduğu ülkelerdeki pek çok insan için daha özgür ülkelere kolay yoldan yerleşmek için bir araç. Yatırım göçlerinin dünya siyasi ve ekonomik yapısını değiştirmekte çok etkili bir rolü var. Vatandaşlarının sosyal ve ekonomik özgürlüklerini kısıtlayan ülkelerdeki sermaye sahiplerinin insan haklarının korunduğu hukuki yozlaşmadan uzak ülkelere hareketi özgürlükçü ülkeleri ödüllendirirken antidemokratik devletleri cezalandırıyor. 

Varlıklı Ekonomik Tabakanın Göçü Orta ve Alt Sınıfa da Yarıyor

İlk bakışta yatırım göçlerinden sadece varlıklı sınıflar faydalanıyor gibi gözükse de zenginlerin özgürlük elde etmek amaçlı dış göçleri ayrıldıkları ülkelerin iç politikalarını etkileyerek dolaylı yoldan orta ve alt sınıfların hayatlarında da önemli değişikliklere sebep oluyor. Daha iyi yaşam olanakları için göç eden varlıklı insanlar beraberinde sermaye, yetenek ve diğer sahip oldukları kaynakları da asıl ülkelerinden yerleştikleri ülkeye taşımış oluyorlar. Ekonomik açıdan üst sınıfların göçü orta ve alt sınıfların olası etkilerine kıyasla vergi geliri ve diğer pek çok maddi manevi kaynak bakımından ayrıldıkları ülke için ciddi bir kayıp oluyor. Varlık sahibi ve kalifiye vatandaşlarını kaybetmek istemeyen zorlayıcı rejimler sermaye ve beyin göçü için tercih edilen daha özgürlükçü ve demokratik ülkeleri örnek alacak şekilde bir dönüşüm içine girmek durumunda kalıyor. Sonuç olarak yatırım yoluyla oturma hakkı sunan programların yarattığı sermaye göçü sadece zenginlerin kendini kurtarmasına olanak sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda ayrıldıkları ülkelerin genel siyasi tavrını değiştirerek orta ve üst sınıflar için de daha yaşanabilir bir hâle gelmelerine sebep oluyor. Yatırım göçü despot yönetimlerin vatandaşlarını boyunduruk altına almasını sınırlayan zaruri mekanizmalardan biri. 

Verilere göre Sermaye Sahibi Yatırımcılar Özgürlükçü Ülkelere Kaçıyor

Cato Institute, Frasier Institute, ve das Liberale Institut Friedrich Naumann uluslararası kuruluşlarının ortaklaşa yayınladığı İnsani Özgürlük Endeksi dünya ülkelerini 79 farklı kriter üzerinden ne kadar özgür olduklarına göre 1 ile 10 arasında bir değer ile puanlıyor. Ölçümlerde önem arz eden önemli faktörlerden bazıları şöyle: hukukun üstünlüğü, güvenlik, din, ticari özgürlük, hükümetin gücü, kimlik ve ilişki politikaları, mülkiyet hakları gibi. Yatırım yoluyla oturma izni veya vatandaşlık veren programlara sahip ve bu programlar dâhilinde yoğun olarak sermaye göçü alan ülkeler ile bu ülkelere yoğun olarak sermaye göçü veren ülkeler kıyaslandığında özgürlüğün kısıtlı olduğu ülkelerden özgürlükçü ülkelere doğru güçlü bir hareket olduğu görülüyor.  İçlerinde Türkiye’nin de olduğu endeksteki puanı 6,5’in altında olan Suudi Arabistan, Mısır, Rusya, Tunus, Çin, Pakistan, Vietnam ve Irak gibi ülkelerdeki yatırımcıların puanları 8’in üzerinde olan İspanya, Malta, İngiltere, Kanada, Kıbrıs ve Portekiz gibi ülkelere yatırım yoluyla göçtüğü görülmekte. Yatırımcı göçmenler ayakları ve sermayeleri ile dünya siyasi yapısına seslerini duyuruyorlar; oyları ekonomik, siyasi ve sosyal özgürlükten yana.  

Ücretsiz Broşür & Danışmanlık